11 Mayıs 2018 Cuma

Bitcoin, Blockchain ve Seçim Hilelerini Engellemek


Birçokları “Erdoğan bu iktidarı bırakmaz” diyorlar.
Evet Erdoğan bırakmak istemeyecektir.
Erdoğan iktidarı yitirmemek için her şeyi yapacaktır. Çünkü o iktidardan uzaklaşmasının kendisinin sonu olacağını çok iyi bilmektedir.
Ancak hiçbir zaman her şey daha baştan yitirilmiş değildir.
Sonucu her zaman mücadele belirler.
*
Birçokları, “zaman çok kısa, hilesiz bir seçim için bir şey yapılamaz” diyorlar.
Bu itiraz da yanlıştır.
Öncelikle geniş yığınların yaratıcılığına, inisiyatifine, örgütlenme yeteneğine, diğerkâmlığına güvenmek gerekir. Ve bunun ne zaman harekete geçeceği önceden bilinemez ve ölçülemez.
Örneğin 12 Eylül cuntasının anayasası yüzde yüze yakın evet oyuyla kabul olmuştu.

Aynı insanlar bir süre sonra 12 Eylül cuntasının önerdiği Sunalp’i üçüncü parti durumuna düşürmüşler ve bir anlamda darbe rejiminin bütün hesaplarını bozmuşlardı.
Kaldı ki, modern toplumun insanları, ücretliler, kendi yaşamlarında edindikleri kültürel alt yapı ile çok kısa zamanda örgütlenmenin harikalarını yaratabilirler.
Tarih birkaç gün ya da hafta içinde örgütlenmiş devasa ve tarihsel gidişin yönünü değiştirici hareketlerle doludur.
*
Öte yandan, şimdi internet çağındayız, sosyal medya çağındayız, bu araçları adeta vücudunun bir organı gibi kullanan genç kuşaklar çok kısa zaman içinde, saatler içinde, milyonlarla örgütlenebilirler. Sosyal medyadaki “viral olma”, “fenomen olma” olguları bunun mümkün olduğunun birer belirtisinden başka bir şey değildirler.
Unutmayalım Gezi de büyük ölçüde sosyal medyadaki paylaşımlar aracılığıyla örgütlendi.
Kaldı ki internet örgütlenmek için kapitalizm öncesinde adeta olmazsa olmaz olan hiyerarşinin yerine yatay ve ağ tarzında, hiçbir merkez olmadan, tıpkı bir kuş veya balık sürüsünün örgütsüz ama uyumlu davranışları gibi davranışları yapma olanağı sunmaktadır.
Buna hiyerarşik ve ciltlerle bilgiyi sınıflama mantığı yerine ağ mantığı diyebiliriz.
Bu yeni durum sanayiin ve tüm toplumun yeniden yapılanmasını gerektirecektir. Yapay zekalı arabalardan, üç boyutlu yazıcılara kadar bir çok keşif giderek bir ağ yapılanmasını ve mantığını dayatmaktadır ve dayatacaktır.
Bütün o ciltlerle ansiklopedilerin kapanmasına yol açan Wikipedia tamamen ağ yapısıyla oluşmuştur.
Cep telefonlarımızda çalışan Android iletişim sisteminin temelindeki Linux böyledir.
En son Bitcoin yine merkezsiz bir ağ sayesinde mümkün olmuştur.
Hatta yakında tüm yaşamımızı ve toplumsal yapıyı belirleyecek olan Yapay Zekalar hep bu ağ yapılanmasının bir ürünü ve sonucu olarak ortaya çıkmışlardır ve ona dayanacaklardır.
Ellerimizdeki cep telefonları, WahtsApp’lar, Telegramlar, Messenger’ler hızla, merkezsiz, devletin bilgisi ve kontrolü dışında, tamamen yurttaşların kendi kendilerine örgütlenebilmesinin sınırsız olanaklarını sunmaktadır.
Bu merkezi bürokratik şark devetleinin altını oymaktadır bütün bu keşifler, araçlar.
Ama onlar kendiliğinden alanı terk etmeyeceklerdir.
Onlara karşı sıkı bir mücadele gerekecektir.
Sorun bunlara egemen genç kuşakların bunları demokrasi için de kullanmak harekete geçme gereğini görmesinde, bu gerekliliği ve ihtiyacı duymasında toplanmaktadır.
Yani sorun politik duruştadır.
Bu olduğu an onun gereklerini yapacak alt yapı, kültürel temel hazırdır. Kapitalizmin mezar kazıcılarını yetiştirmesi de bundan başka bir şey değildir.
*
Adil, eşit, özgür ve hilesiz bir seçimi bu devlet sağlamaz.
Ama seçmenler bunun için yukarıda dile gerilen biçim ve olanaklar içinde örgütlenerek bunu bir alternatif ve demokratik bir devlet gibi sağlama girişimlerinde bulunabilirler.
Böylece halkın üzerinde yükselmeyen,  onun örgütlenmiş ifadesinden başka bir şey olmayan, kelimenin gerçek anlamında “devlet olmayan bir devletin” tohumları atılabilir.
Yukarıda birkaçına değinilen teknik, ekonomik ve kültürel dönüşümler bunun için olağanüstü uygun koşulları sunmaktadır.
Şeker, un vardır bunu helva yapacak irade ve öngörü eksikliği çekilmektedir.
Sorun yaklaşımdadır. Hala herkes partiler çerçevesinde düşünüyor her şeyi. Demokrasi etrafında somut hedefler etrafında birleşmek ve örgütlenmek yaklaşımı yok. Hala partilerin seçim çalışmasını örgütlüyor insanlar. İhtiyaç olan, bu çalışmaların özgürce ve eşit şartlarda yapılabileceği yapıları örgütlemektir.
*
Bu alanda birçok şey yapılabilir.
Örneğin bir okuyucumuzun bize yazığı bir mektup neler yapılabileceğini somut olarak gösteriyor:
Demir hocam merhaba
Bundan üç dört gün önce Saadet’in Kızılay’daki çalışmasına, iki gün evvel de Bağcılar’da İyi Parti’ye saldırıldı. Bir de iyi partinin bir yöneticisinin evi kurşunlandı. Bu üçü tesadüf gibi durmuyor. 16 Nisan’da da CHP üyelerine silahlı saldırı yapılmıştı.
Eşit ve adil seçim talebi gerçekten kucaklayıcı ve kitleleri harekete geçirebilecek bir içerik.
İyi parti olayından sonra HDP tüm yurttaşları bir saatliğine İyi Parti Bağcılar standına dayanışma için davet edebilirdi.
Aynısı Saadet için de geçerli ve yapılmalıydı.
Bu hem onümüzdeki provakasyonlara bir ön alma olurdu; hem sizin önerdiğiniz HDP’nin İyi Parti’ye vekil verme hamlesinin geç kalmış bir telafisi olurdu; hem de kitleleri harekete geçirerek (her gün aynı saatlerde aynı yerlerde) bulunma eyleminin ilk adımı atılırdı.
Bu çağrı adil ve eşit seçim isteyen tüm yurttaşlara yapılsa bu samimiyeti özleyen insanlar aynı tavrı bütün partiler için gösterecektir.
Muhtemelen ayni insanlar Vatan’dan Saadet’e kadar aynı dayanışmayı gösterir.
Bir de sizin haklı olarak ısrarla önerdiğiniz bulunma eylemlerinin bir pratiği yapılarak insanların bu tarz bulunmaları Beşiktaş Kadıköy Bakırköy gibi yerlerde yapmaları için ilham kaynağı da olabilirdi bu çağrı.
Bu seçim donemi ne yazık ki bu tarz provakasyonlara gebe. Ama ilk baştan önlem alınması çok iyi olurdu.
Örneğin Meral Akşener bile yaşanan olayda kriminal bir analiz yapmak yerine partisi için davet yapsa o durumda bile katilimin çok yüksek olacağını düşünüyorum.
Tabi bunun partiler üstü olması sizin önerinizle de örtüşeceği kanaatindeyim. HDP’nin de bu tarz bir çağrı yapmasını elzem görüyorum. Çünkü en çok tehdit altında olan da şu an HDP. Bence bu tarz bir girişim için geç kalınsa da bu süreçte önemini koruyacak ve pek çok açıdan hızlı bir yol alınmasına basamak olabilir.
İşte sorunun özünü kavramış bir seçmen.
Milyonlarca böyle seçmen var.
Bizler Erdoğan’ın örgütlediği yasa dışı ve silahlı çetelere karşı, hiçbir parti ayrımı yapmadan  tüm partilerin standlarını, çalışmalarının emniyetini sağlama, saldırılardan korumak için “Adil, eşit, özgür ve hilesiz bir seçim için seçim çalışmalarınım emniyetini sağlama” grupları kurabiliriz. Bir partinin standına çalışmaların herhangi bir saldırı girişimi olduğunda tüm partilerden seçmenler olarak bunları ortaklaşa göğüsleyebilir ve karşı durabiliriz.
Bunlara bu amacı paylaşan herkes, partisi, inancı ne olursa olsun katılabilir ve katılabilmelidir.
Saldırılara karşı görüşlerin serbestçe ifadesi için kurulacak bu tür demokrasiyi ve fikir özgürlüğünü, savunma girişimleri, devletin ve iktidarın aracı olan çeteleri ve polisi karşısında demokrasinin ve hakların savunucusu devlet olmayan bir devletin somut tohumları olurlar.
Bu sadece bir örnektir. Bunun gibi daha niceleri yapılabilir.
*
Bu yazıda seçim hilelerine karşı başka bir somut örneği ele alalım.
Bilindiği gibi bu demokrasi düşmanı devlet interneti ve özellikle de e-devletin dayandığı ağı merkezi olarak elinde tutmaktadır.
Bu da iktidara ve devlete bu seçimlerin sonuçlarıyla oynama imkanını sunmaktadır.
Özellikle son seçim kanunu değişiminden sonra, tek tek girişler doğru olsa bile sonucu fiilen değiştirme olanağını hükümetin eline vermektedir. Bunu denetleme mekanizmaları da neredeyse yoktur artık.
En son Anayasa oylamasında büyük bir olasılıkla böyle bir manipülasyon yapılmış bulunuyor ve muhtemelen bu sefer de benzerlerini yapmak Erdoğan-Ergenekon diktatörlüğünün gündemindedir.
Peki buna karşı bir şey yapılamaz mı?
Kanımızca yapılabilir.
Bunun için yapılması gereken, insanların yaratıcılığını ve girişim yeteneğini bukağılarından koparmak, onlara hareket alanı sağlamaktır.
Bu dinamik bir kere harekete geçince mucizeler yaratabilir.
Biraz somutlayalım.
*
Bilindiği gibi son yıllarda Bitcoin diye dijital bir para çıktı.
Bu parayı ortaya çıkarmak için namı Satoşi Nakamato olan programcı “blockchain” denen yepyeni bir teknoloji geliştirdi.
Şimdi bu teknoloji İnternetin keşfinden beri en önemli teknik değişimlerden biri olarak kabul ediliyor bir çoklarınca.
Bitcoin’i mümkün kılan Bitcoin’in üretiminin kimsenin kontrolünde olmaması, yani merkezsiz bir ağ ve hiçbir işlemin kopya edilememesi, benzerinin yapılamamasıdır. Yani bir para bir kere üretildiğinde ikinci bir kez üretilemez. Bir işlem (transaksiyon) yapıldığında değiştirilemez.
Bitcoin’in dayandığı blockchain tekniği sayesinde Noter gibi kurumlar da işlevsiz hale geliyor.
Zaten bu özellikler sayesinde bir tür dijital altın gibi Bitcoin denen dijital para üretilebilmiştir.
*
Bu teknolojiyi geliştiren Satoşi Nakamato, aynı zamanda onu açık kaynaklı olarak, isteyenin indirip, ihtiyacına uygun değişikliklerle kendisinin de kullanmasını bağlamak üzere emre amade kılmıştır. Yani kamu malı yapmış ve insanlığa vermiştir.
İşte Bitcoin’i mümkün kılan özellikler aynı zamanda seçimlerde oyların manipülasyonunu engellemek için de aynen kullanılabilir.
Yapılması gereken tıpkı Bitcoin’in olduğu gibi “peer to peer” denen merkezsiz bir ağ. Bitcoin’i mümkün kılan blockchain programının, alınıp bazı değişikliklerle seçimlere uygun bir kullanım için değiştirilmesidir.
Buna bağlı olarak da yurttaşların veya dünyanın her hangi bir yerindeki insanların sırf dayanışma için bu programı indirerek bilgisayarlarına kurması ve bilgisayarlarını hilesiz bir seçim için kamu yararına 24 saat açık bırakmasıdır.
Bu ağ internet içinde ikinci bir internet gibi işlev görür.
Tüm sandık sonuçlarını bütün partilerin temsilcilerinin bu ağa da girmesi talep edilir.
Bu ağa paralel olarak yurttaşların “oy ve ötesi” gibi girişimlerinin de işbirliği sağlanabilir. Keza yeni girişimler kurulabilir.
Böylece devletin kontrolünde, manipüle edilebilir ve merkezi ağı karşısında; hiçbir merkezi yapısı olmayan, kimsenin manipüle edemeyeceği, girilenleri ve sonuçları herkesin göreceği halkın, seçmenlerin, demokratik ve güvenilir seçim sistemi yaratılabilir.
Devletin merkezi sisteminin bu sistemden her sapması orada bir hile ve manipülasyon yapıldığını gösterir.
Böylece seçim sonuçlarının bilgisayarlara giriş ve hesaplanması esnasında bir hile yapılmasına karşı bir alternatif sistem yaratılmış olur.
*
Elbette biz bir bilgisayar programcısı değiliz. Muhtemelen programcılar bazı teknik güçlükleri aşma zorunda kalacaklardır.
Ancak Blockchain teknolojisi şimdiden dünyada bazı yerlerde seçimlerde kullanılmaktadır. Onlardan hazır bilgi ve sistem alınabilir. Küçük değişikliklerle buranın yapısı ve ihtiyaçlarına uyarlanabilir.
Yüz binlerce seçmenin gönüllü olarak bu ağın yaşaması için bilgisayarı açık bırakacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.
En azından muhalif partilerin seçim sandıklarındaki müşahitleri ile işbirliği yapılarak güvenilir bilgilerin girilmesi sağlanabilir.
Seçim gecesi bu alternatif ağın sunduğu veriler üzerinden seçim sonuçları pek ala sosyal medya ve internet üzerinden ve bu konuda işbirliği yapabilecek birkaç kanal üzerinden (Artı TV, Madyascope vs.) anında izlenebilir.
Saadet Partisi başkanı Karamollaoğlu’nun dediği gibi, medya onlarınsa (Ferman padişahınsa) sosyal medya ve internet (dağlar) bizimdir.
Böylece merkezi ve bürokratik olmayan, merkezi ve bürokratik devletin kontrolü dışında, demokratik, “devlet olmayan bir devletin” tohumlarını atmış, demokrasiye sahip çıkmış, bu merkezi ve bürokratik devletin karşısında demokratik bir devletin nasıl olacağının ilk örneklerini vermiş oluruz.
Bilgisayarcılar, programcılar bilgileriyle;
Bilgisayarı olanlar bilgisayarlarıyla;
Seçmenler akıllı cep telefonlarıyla, seçim gözlemcisi olarak, parti müşahidi olarak veri girişleriyle;
Erdoğan’ın hilesine karşı alternatif bir sistem kurabilirler ve onu hile yapamaz hale getirebilirler.
Bunun için ilk elde en azından muhalif partiler seçim hilelerine karşı bir araya gelebilirler.
Onlar gelmiyorsa, sosyalistler, demokratlar böyle bir girişimin başlamasına katalizatörlük edebilirler.
11 Mayıs 2018 Cuma
Demir Küçükaydın
demiraltona@gmail.com
Bloglar:
https://demirden-kapilar.blogspot.de
Video:
Podcast:
İndirilebilir kitaplar:

Hiç yorum yok: